• BIST 1.145
    • Altın 470,307
    • Dolar 7,6973
    • Euro 9,0223
    • İstanbul 19 °C
    • Ankara 18 °C
    • İzmir 21 °C

    Türkiye Brexit'ten nasıl ders almalı?

    Türkiye Brexit'ten nasıl ders almalı?
    Avrupalı Genç Sosyalistler Genel Başkan Yardımcısı,Araştırma Görevlisi Gökçe Gökçen İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma kararını Sosyal Manşet'te yazdı.

    Birleşik Krallık Avrupa Birliği’ni terk ediyor. Brexit ismiyle gündemimize yerleşen bu olayın piyasaları ve Avrupa’yı nasıl etkileyeceği, Türkiye’yi etkileyip etkilemeyeceği her yerde tartışılır oldu. Biraz da kendi derdimize düştüğümüzdendir ki açılan yere Türkiye’nin girebileceği ihtimali bile asılsız olsa da, konuşuluyor.

    Genç Seçmen Neler Düşünüyor?
    Bunları şimdilik bir kenara bırakıp genç seçmenlerin Avrupa Birliği’nde kalmak isterken neler düşündüğünü, hangi sebeplerle kalma yönünde oy verdiğini konuşmak da gerekiyor. Referandum sonuçları üzerinden birçok istatistik yayınlandı. İskoçya’nın bağımsızlık talebiyle bölgelerin tercih farklılığı biraz daha fazla dikkat çekti, ama ortaya çıkan önemli bir sonuç daha var: istatistiklere göre 45 yaş altı seçmen kalma yanlısıyken, 45 yaş üstü AB’den ayrılmak istedi. Oy verme hakkı Birleşik Krallık’ta 18 yaşından başlıyor, fakat bunun 16’ya düşürülmesi için kampanyalar var. Bir araştırmaya göre 16 ve 17 yaşındaki gruptaki kişi sayısı 1.460.000 civarında ve bunların yüzde 82’si Avrupa Birliği’nde kalmak istiyordu. Anketlere göre yaş küçüldükçe AB’de kalma yönünde oy kullananların sayısı önemli ölçüde artıyor. Örneğin, 18-24 yaş grubunda yüzde 75 ile AB’de kalınmasını istemiş. Bu öncelikle şunu düşündürtüyor: 16 yaşındaki kişi, kendi geleceğini belirleyen birçok bireysel kararı alırken, suç işlediğinde yargılanırken, çalıştırılırken yeteri kadar olgundur da; ülkesinin geleceğini etkileyecek bir seçimde oy verme konusunda yeterince olgun değil midir?

    Gençlik Örgütlerinin Kampanyaları
    18-24 yaş grubunun yüzde 75 oranla AB’de kalma yönünde oy kullanmasının sebebini gençlik örgütlerinin kampanyalarını nasıl yürüttüğüne bakarak anlamaya çalışabiliriz. Buna göre İşçi Partisi Gençlik Örgütü, Liberal Gençlik ve Bağımsızlık için Genç İskoçlar örgütleri kalma yönünde propaganda yapanlardan en büyükleri. Bunlardan İşçi Partisi Gençlik Örgütü, köklü bir geleneğe sahip sosyalist-sosyal demokrat parti ailesine üye ve Avrupa’da SPD (Almanya), Sosyalist Parti (Fransa, İsviçre, İspanya, Belçika, Portekiz vb.), İşçi Partisi (İrlanda) ve Türkiye’den de CHP gibi partilerin gençlik örgütleriyle yakın ilişkisi bulunuyor. Dolayısıyla kampanya sürecinde sol-sosyal demokrat bir bakışla Avrupa Birliği’nin gençler için faydalarına dikkat çekmeye çalıştılar. İşçi Partisi Gençlik Örgütü’nün Avrupa Birliği’ni savunurken başlıca dayanak noktaları; gençlerin Avrupa’da çalışma hakkı ve özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, uluslararası barış ve dayanışma, üniversitelere ve araştırmacılara destek gibi değerler ya da AB tarafından uygulanan projelerdi.

    Avrupalı Genç Sosyalistlerin Tavrı
    Avrupa’da sosyal demokrat ve sosyalist gençlik örgütlerinin çatı örgütü olan Avrupalı Genç Sosyalistler de benzer gerekçelerle Birleşik Krallık’ın AB’de kalması yönünde görüş bildirmişti. Bağımsızlık yanlısı Genç İskoçlar’da da durum benzerdi. Liberal gençlikteyse daha çok serbest ticaret ve serbest dolaşım üzerinden bir kampanya yürütülmüştü. Avrupa’da sosyal demokrat gençlerin Avrupa Birliği’ne bakışı genellikle eleştirelken yine de Birleşik Krallık’ın AB’de kalması gerektiğini düşünmeleri özellikle sosyal demokrat çevrelerde tartışılması gereken bir durum: sistemin mevcut durumunun gençlerin ve halkların sorunlarına etkili çözümler üretmediğinin farkında olmakla birlikte özellikle serbest dolaşım ve çalışma hakkı gibi konulardaki kazanımlara da bu çevrelerce sahip çıkılıyor. Türkiye’nin Brexit’ten nasıl etkileneceği sorusunun cevabı da, bu tartışmalar dikkate alınırsa yanlış yerde aranıyor. Bu referandumla, aslında gençlerin geleceğinin büyükleri tarafından belirlendiği, bu şekilde umutsuzlaştırıldığı, kurumlar iyi bir şekilde yönetilmezken temel kazanımların da korunmadığı, uluslararası ilişkilerin uluslararası dayanışma ve insan hakları düzleminde değil de büyük ve güçlü devletler ile piyasaya etkileri üzerinden değerlendirildiği, sorun yaratan kurumlardan uzaklaşıp sistemde değişiklik önermeksizin yeni sorunlar yaratacak kurumlara yönelen bir siyasi düzenin gençlerin ihtiyaçlarına cevap vermediği ortaya çıktı. Nefret söylemlerinden beslenen bir kampanyanın, eninde sonunda güç değil bölünme ve ayrışmayla birlikte gençlerde geleceğe dair sadece umutsuzluk getirdiği de yine Türkiye açısından düşünülmesi gereken bir gerçek.

    Gezi dikkate alınmalı,Kürt sorunu dikkate alınmalı
    Önümüzdeki süreçte Avrupa’da diğer ülkelerde zaten güç kazanmakta olan aşırı sağın durumunu da daha yakından takip edeceğiz. Bu dönemde Gezi direnişiyle gündeme getirdiğimiz; gençlerin temsili, farklı bir siyaset arayışı, insan haklarının korunması ve çoğulcu demokrasi gibi konuların sessiz kalınarak gündemden düşürülemeyeceği, bastırıldıkça büyüyen problemlere dönüştüğü, aslında bize nazaran daha sorunsuz görünen toplumlarda dahi ortaya çıktığı için Türkiye’nin alacağı derslerin başında, özellikle Gezi ve Kürt sorunu dikkate alınarak, nefret söylemiyle ve baskıyla devam etmek değil; saygı, hoşgörü ve toplumun gerçek ihtiyaçlarına cevap verme yönünde bir siyasete ağırlık vermek olmalı. Bu ders alınmadığında ve sorunlara yüzeysel veya kişilerin gücü çerçevesinde yanıt arandığında kurumlara ve devletlere güvenin azalmasının, kutuplaşmanın artmasının ve etkisiz ya da sorun yaratan siyasetin engellenemeyeceği bir an önce fark edilmeli.

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sosyal Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : [email protected] | Haber Scripti: CM Bilişim