• BIST 1.124
    • Altın 458,063
    • Dolar 7,6435
    • Euro 8,8819
    • İstanbul 26 °C
    • Ankara 23 °C
    • İzmir 28 °C

    Diz çöktüler!

    Diz çöktüler!
    AKP iktidarı kısa bir süre öncesine kadar iç politikada “oy”a tahvil ettiği iki önemli sorunda birden çark etti. İsrail’le hemen hemen bütün şartlarından vazgeçerek ‘anlaşma’ sağlandı, Rusya’dan mektupla özür dilendi.

    Ablukayı kaldırayım derken resmen tanıdılar!

    Mavi Marmara baskını ardından köprülerin atıldığı İsrail’le ‘ilişkilerin normalleşmesi anlaşması’ sağlandı. Anlaşmaya göre Türkiye’nin 3 şartından sadece ‘özür’ karşılandı, Türkiye Gazze ablukasını resmen tanımış oldu.

    Türkiye ve İsrail’in ilişkileri, Gazze’ye yardım götürmek üzere yola çıkan Mavi Marmara gemisine 31 Mayıs 2010’da İsrail tarafından yapılan ve 9 kişinin yaşamını yitirmesine sebep olan baskın sonrasında ‘bozulmuştu.’ İki ülke arasındaki ticari ilişkiler sürse de diplomatik ilişkiler askıya alınmıştı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, o dönemde Türkiye Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı, ABD Başkanı Barack Obama’nın ricasıyla telefonla aramış ve özür dilemişti.

    Aradan geçen 6 yıldan, AKP ve Erdoğan’ın iddialı biçimde kullandığı onca söylemden sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘normalleşmesi’ için anlaşmaya varıldı. İki ülkenin başbakanları dün saat 13.00’da eşzamanlı olarak kameraların karşısına geçti ve anlaşmaya dair açıklama yaptı.

    Ancak ilişkilerin ‘normalleşmesi’ için yapılan anlaşma iktidar açısından aslında tam bir fiyasko niteliği taşıyor. Basına yansıyan bilgiler ve yapılan açıklamalara göre sadece Türkiye’nin 3 şartından biri olan ‘özür’ yerine getirilmiş oluyor. Diğer iki şarttan biri olan “tazminat” resmi değil, sadece ‘görüntü’ olarak yerine getiriliyor; “Gazze’ye ablukanın kalkması” ise söz konusu dahi değil.

    Abluka resmen tanındı

    Başbakan Binali Yıldırım dün yaptığı açıklamada, mutabakat metninin bugün Dışişleri Müsteşarı ve İsrail tarafından muhatabı ile imzalanacağını söyledi.

    Konuşmasında aha önce defalarca kullandıkları “ablukanın kalkması” ifadesini kullanmayan Yıldırım, bunu yerine “ambargonun kalkmasından” bahsetti. Önce “Gazze'ye ambargoların hafifletilmesi” ifadelerini kullanan Yıldırım, ardından ise “Gazze'deki ambargo Türkiye'nin öncülüğünde kalkmış oluyor” iddiasında bulundu.

    2010 yılında Gazze’ye yardım götürmeye çalışan Mavi Marmara gemisi, İsrail’in denetiminde olan Aşdod Limanı’na gitmeyi reddetmiş, 9 kişinin ölümüne neden olan baskın bunun üzerine yapılmıştı.

    Başbakan Yıldırım ise, 10 bin ton insani yardım taşıyacak olan geminin Cuma günü Türkiye'den Aşdod Limanı'na doğru yola çıkacağını da açıkladı. Böylece Türkiye Mavi Marmara’nın ablukayı kırma amacını da boşa çıkarıyor, İsrail’in uyguladığı ablukayı resmen tanımış oluyor.

    İsrailli Haaretz gazetesine konuşan, üst düzey bir İsrailli yetkili de, “Bizden ablukayı kaldırmamızı istediler, ancak biz bunu kategorik olarak reddettik” dedi.

    Yıldırım ayrıca Gazze’ye elektrik ve su yardımı, hastane ve konut yapımı gibi maddelerde anlaşıldığını bildirdi.

    Tazminat ‘resmi’ değil

    Başbakan Yıldırım, İsrail’in öldürülen 9 kişi karşılığında 20 milyon Dolar tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı. Ancak Türkiye’nin ‘tazminat şartı’ sadece ‘görüntüde’ yerine getiriliyor. İsrail, söz konusu ‘tazminatı’ Türkiye’ye resmi olarak iletmeyecek, bunun yerine bir vakfa ‘bağış’ yoluyla aktarılacak para, Yıldırım’ın açıklamasına göre devletin himayesinde, saldırıda yaşamını yitiren kişilerin ailelerine dağıtılacak.

    Anlaşma ‘sadece’ diplomatik

    Yıldırım, açıklamasının soru cevap bölümünde ise, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun aynı anlarda yaptığı “Gazze’ye denizden abluka sürecek” açıklamasına karşılık, “Biz ilişkilerin normale dönüştürülmesini konuşuyoruz” dedi.

    Hamas’la İsrail arasındaki savaş hakkında bir taahhüt olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Başbakan, “Biz ateşkes değil, Türkiye-İsrail arasında ilişkilerin normale dönmesi için mutabakata vardık. Burada savaşı durduran ya da tetikleyen hiçbir unsur yok” dedi.

    Yıldırım, iki ülkenin büyükelçilerini de anlaşma ardından en kısa sürede atayacağını söyledi.

    Netanyahu: Abluka devam edecek

    Başbakan Binali Yıldırım’la aynı anlarda konuşan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, anlaşma sonrasında da Gazze’nin denizden ablukasının devam edeceğini söyledi.

    Roma’da açıklama yapan İsrail Başbakanı, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile anlaşmamız sonrasında da Gazze’nin denizden ablukası devam edecek. Bu bizim için en önemli güvenlik çıkarıdır. Bu konuda ödün veremezdim. Bu konu, Hamas’ın gücünü artırmasını engellememiz için gerekli ve önceden nasılsa öyle devam edecek.

    İstikrarsız bölgeye istikrar getirmek istiyoruz. İsrail ve Türkiye bölgedeki iki önemli güç. Anlaşmazlıklarımız istikrar için iyi değil. Bu anlaşma Türkiye’den İsrail’i hedef alan herhangi bir terörist eylemi engelleyecektir.

    Ankara’yla anlaşma, İsrail’in Avrupa’ya doğalgazı Türkiye aracılığıyla göndermesi için yol açıyor.”

    Dava yok!

    İsrail başbakanı, baskındaki ölümlerden sorumlu askerlere karşı herhangi bir dava açılmayacağını da söyledi. Oysa, Mavi Marmara’nın arkasındaki İHH ve benzer örgütler bu davalarda ısrarcıydı.

    Öte yandan Roma’da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüşen Netanyahu, “Anlaşma İsrail ekonomisi üzerinde de muazzam etkiler bırakacak” dedi. Kerry de anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirtip “Görmek istediğimiz bir adımdı” ifadesini kullandı.

    Anlaşma maddeleri

    İsrail’in saygın gazetelerinden Haaretz’in müzakerelerde de yer alan üst düzey bir yetkiliye dayanarak aktardığına göre anlaşmanın temel maddeleri şöyle:

    » Türkiye 2010 yılında gerçekleşen Mavi Marmara baskınına katılan İsrail askerlerine yönelik dava açamayacağına dair bir yasa hazırlayacak.

    » İsrail Mavi Marmara baskınında yaşamını yitiren ya da yaralanan Türk vatandaşlarının ailelerine iletilmek üzere 20 milyon dolar transfer edecek. Ancak bu para, 1’inci maddede bahsi geçen yasa çıktığı takdirde gönderilecek. Bu iki yıl önce üzerinde uzlaşılan miktardı ve değişmedi.

    » Türkiye Gazze şeridi üzerindeki deniz ablukasının kaldırılması koşulundan vazgeçti; dahası bölgeye herhangi bir insani yardım gönderirken İsrail’in Aşdod limanını kullanmaya razı oldu.

    » İsrail Türkiye’nin Gazze’de gerçekleştireceği hastane, elektrik santralı ya da deniz suyu arıtma tesisi gibi altyapı projelerine izin verecek. İsrail aynı zamanda Aşdod limanı üzerinden girdiği sürece Türkiye’nin Gazze’ye limitsiz insani yardım ulaştırabilmesine de onay verdi.

    » İsrail ile Türkiye ikili ilişkileri karşılıklı olarak normalleştirecek. Diplomatik temsil seviyesi yükseltilecek; Türkiye Tel Aviv’e, İsrail de Ankara’ya yeniden elçi atayacak, diplomasi, istihbarat ve güvenlik konularındaki işbirlikleri üzerindeki bütün kısıtlamalar kaldırılacak.

    İsrail gazetesi Yediot Ahronot ise, anlaşmanın maddeleri arasında Türkiye’nin Gazze’de ölen bazı İsrail askerlerinin cenazesinin İsrail’e iadesi için Hamas’la arabuluculuk yapması; Türkiye’nin Hamas’ın İsrail’e yönelik eylemlerinde ülkeyi bir üs olarak kullanmasını engellemesi de var.

    Erdoğan’dan Putin’e ‘özür’ mektubu!

    AKP, İsrail’le şartlarını karşılamasa da yaptığı anlaşmanın ardından Rusya ile de ilişkileri düzeltme çabasına girdi. Daha önce Rusya’dan özür dilemeyeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ‘özür’ mektubu yazdı.

    Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı mektupta, “düşürülen Rus uçağı nedeniyle öldürülen pilotun ailesinden özür dilediğini ve Rusya-Türkiye ilişkilerinin düzelmesi için elinden geleni yapacağını söylediğini” bildirdi.

    Erdoğan mektupta “Rus jetini kasten düşürmeyi asla arzulamadık. Hayatını kaybeden pilotun ailesinin acısını kalpten paylaşıyoruz. Rus pilotu öldürmekle suçlanan kişi hakkında soruşturma yürütülüyor” dedi.

    ‘İzvinitye’

    Kremlin’in eline geçen Rusça mektupta ‘Af dilerim’ anlamına gelen ‘İzvinitye’ ifadesinin yer aldığı bildiriliyor.

    Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, mektupta şu ifadeler de yer aldı: “Bir kez daha üzüntümü ve derin başsağlığı dileklerimi ölen pilotun ailesine iletmek istiyorum ve özür diliyorum. Tüm kalbimle acılarını paylaşıyorum. Rus pilotun ailesini Türk ailesi olarak kabul ediyoruz. Verilen acıların ve zararın hafifletilmesi için gerekli tüm inisiyatifleri almaya hazırız.”

    Mektubu savundu

    Erdoğan konuya ilişkin olarak akşamki iftar programında bir açıklama yaptı. “Rusya ile de biliyorsunuz bir uçak krizi meselemiz vardı. Bu olumsuzluğu da ortadan kaldırmaya yönelik adımlarımızı attık” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Gönderdiğim mektupta hem yaşanan hadiseden duyduğumuz üzüntüyü ifade ettim, hem de bölgesel iş birliği imkanlarını hatırlattım. Türkiye dostlarına güven sağlayan bir ülke olduğunu her zaman göstermiştir. Bu yakın komşumuzla da olan münasebetleri, özellikle stratejik düzeyde attığımız adımları geliştirmenin gayretine inanıyorum.

    Yıldırım ‘paylaşacağız’ dedi

    Dün mektupla ilgili açıklama gelmeden hemen önce konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Rusya ile yaşanan krizin normalleşmesiyle ilgili “güzel gelişmeler” olduğunu söylemiş, “Yakın zamanda milletimizle paylaşacağız” demişti. Dün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından sonra konuşan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş da “Özellikle Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın mektuplarının ardından Rusya’yla ilişkilerimizde de yumuşama yönünde trendi görüyoruz. Türk işçilerin çalışması için yeniden izin çıktı” ifadelerini kullanmıştı.

    ‘Özür yok’ demişti

    Erdoğan, uçağın düşürülmesinin ardından CNN International’a demecinde, “Özür dilemesi gereken bir taraf varsa biz değiliz. Hava sahamızı ihlal edenler özür dilesin” demiş, sonraki demeçlerinde de defalarca benzer ifadeler kullanmıştı.

    Ne olmuştu?

    24 Kasım 2015’te, Suriye sınırında ‘Türkiye hava sahasını ihlal ettiği’ gerekçesiyle Türk F16’sı tarafından bir Rus jeti vurulmuş, uçağın bir pilotuyla kurtarma çalışmalarına katılan bir asker hayatını kaybetmişti. Karşılıklı restlerin ardından Rusya, Türkiye’ye yönelik ticari kısıtlamalar getirmiş, özellikle son dönemde Antalya’daki Rus turist kaybı yüzde 98.5’e ulaşmıştı. Rusya’nın Türkiye’den talebi, özür, izahat ve tazminattı.

    Çavuşoğlu Rusya'ya gidiyor

    KremlİN’den gelen ‘özür’ açıklaması ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 1 Temmuz’da Rusya’nın Soçi’de düzenlenecek Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün toplantısına katılacağı açıklandı. Bu kapsamda Çavuşoğlu’nun zirve sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la ikili bir görüşme yapması öngörülüyor.

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sosyal Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : [email protected] | Haber Scripti: CM Bilişim