• BIST 96.455
    • Altın 222,307
    • Dolar 5,6326
    • Euro 6,4964
    • İstanbul 16 °C
    • Ankara 9 °C
    • İzmir 16 °C

    Yüzde elliyi zor 'buluyoruz'

    Ufuk Emre Bektaş

    Demokrasiye inancı olan yurttaşlar olarak bireysel ve toplumsal sorumluluğun gerektirdiği şekilde 16 Nisan’da oylarımızı kullandık. Bu sorumluluk yalnızca oy vermekten ibaret değildi…

    Türkiye’de sandığa gider, oyunu kullanır, kullandığınız oya sahip çıkmak gibi bir sorumluluk alarak Yüksek Seçim Kurulu’nun kapısına kadar çuval önde, siz arkada iz sürerdiniz.

    Bu halk oylamasında işler biraz değişti. Baskılara, tehditlere, meydan okumalara ve algı operasyonlarına rağmen bir de kazandığınız seçimi kazandığınızı kanıtlamak zorunda bırakıldınız.

    17 Nisan sabahı ortadan ikiye bölünmüş bir toplumda, keskinleşmiş iki kanattan birinin tarafı olarak uyandınız. HAYIR’la yeniden kazanmaya çalıştığınız Cumhuriyet’i, tek bir kişinin boyundurluğu altına sokmak isteyenlerin şaibelerine şahitlik ettiniz.

    Savaş meydanında kazanılmış değerleri elbette sahte oy pusulalarıyla kaybetmeyecektiniz. Hukuksal gerekliliği yerine getirmek üzere YSK’ya giderek meşru olmayan sonuçlara itiraz ettiniz. Sonucu doğrudan etkileyen YSK’dan olumlu bir dönüş almak elbette mümkün olmayacaktı. İtidal çağrılarıyla, komplo teorileriyle kırılmaya çalışılan sokak eylemleri 16 Nisan’dan beri ülkenin her yanında örgütlemeye başlandı.

    Rıza göstermediğiniz için ‘HAYIR’ dediğiniz güç odaklarının meşruiyetini sorgulamak ve sahte pusulalarla gölge düşürülmüş referandumu reddetmek için bütün kapılar yalnızca sokağa açılıyor. Gezi’de “yüzde 50’yi evlerinde zor tutuyoruz” diyerek tehdit savuran ‘mühürsüzler’, şaibeyle "yüzde 50’yi zor buldular". Bunu bilerek, yüreğimizde umutsuzluğa yer açmadan bu tarihi sorumluluğu omuzlamaya devam edelim…

    ‘HAYIR’ YARIŞTIRMAKTAN HAYR GELMEZ

    15 yıllık iktidarları sürecince sıklıkla karşılaştığımız sevgisiz, sığ ve kaba siyasetin ‘Hayır’ yönünde karar kılmış kitleye de tesir ettiği çok açık. Ülkenin yarısından fazlasında aslında tek adamı, başkanlık sistemini ve korku imparatorluğunu istemediğini görmüş olmamıza rağmen, YSK tarafından baltalanmış olan referandum sonrası ‘Hayır’ cephesinde bir arada durmaktan aslında rahatsız olmuş olanları görüyoruz. Kampanya esnasında birbirine bir nevi ‘kurşun atmayarak’ doğru bir süreci inşa eden ‘Hayır’ cephesi bileşenleri,  16 Nisan sonrası şaibeli seçimin faturasını birbirine kesmek üzere.

    7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde Güneydoğu’da AKP’nin aldığı oyla referandumda aldığı oy oranı üzerinden matematik yapmak, oluşan ‘Hayır’ rüzgarının önüne set çekmenin ötesine gitmeyecek. Zira aylarca sokağa çıkma yasakları, kayyumlar ve tutuklamalarla abluka altına alınmış bölgenin bu kadar baskıya rağmen açık ara ‘Hayır’ çıkarmış olması başarı olarak yorumlanmalı. Referandum hazırlıkları yapıldığı esnada toplumun kimlik ve inanç farklılıklarına bakmaksızın kampanya sürdürmüşken, referandum akabinde farklı hesaplara düşersek hem şaibeli seçimi meşru kılarak mağlubiyeti kabul etmiş, hem de rövanşist tavırla bir arada mücadele etmenin kanallarını tıkamış oluruz.

    Twitter: @ufukemrebektas

    Bu yazı toplam 23153 defa okunmuştur.
    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sosyal Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : [email protected] | Haber Scripti: CM Bilişim