• BIST 75.994
    • Altın 128,893
    • Dolar 3,4247
    • Euro 3,6383
    • İstanbul 8 °C
    • Ankara -7 °C

    Astrofizikçiler Dokuzuncu Gezegenin Yapısını Modelledi

    Astrofizikçiler Dokuzuncu Gezegenin Yapısını Modelledi
    İsviçre’de bulunan Bern Üniversitesi’nden astronomlar, yakın zamanda varlığı matematiksel olarak tespit edilen ama hala gözlemlenemeyen, dış Güneş Sistemi’nde olduğu varsayılan Dokuzuncu Gezegen‘in evrim modelini oluşturmaya başladılar.

    California Teknoloji Enstitüsü’nden Konstantin Batygin ile Mike Brown tarafından önerilen Güneş Sistemi’nin olası ek gezegeni hakkında Bern Üniversitesi’nden profesör Christoph Mordasini ile doktora öğrencisi Esther Linder, bazı soruların yanıtlarını aramaya başladılar. Dokuzuncu Gezegen gerçekten varsa ne kadar büyük ve ne kadar parlak? Sıcaklığına göre ne tür bir teleskop kullanırsak onu daha rahat bulabiliriz?

    Gezegenlerin evrimleri ve modellemeleri konusunda uzman olan İsviçreli bilim adamları, genellikle birkaç ışık yılıuzaklıktaktaki yıldızların etraflarındaki disklere bakarak, ötegezegen oluşumunu anlamaya çalışıyorlar. Bu nesnelerin doğrudan görüntülenmesi ise gelecekte yapılacak olan James Webb Uzay Teleskobu gibi araçlarla mümkün olabilecek.

    Bu nedenle Esther Linder “Dünya ile Güneş arasındaki mesafeden yaklaşık 700 kat daha uzakta olan aday Dokuzuncu Gezegen aslına bakılırsa benim için yakın bir gezegen,” diyor. Astrofizikçiler Dokuzuncu Gezegen’inhidrojen ve helyumdan oluşan zarf ile çevrili bir buz devi, yani Uranüs ve Neptün’ün daha küçük bir versiyonu olduğunu düşünüyorlar. Güneş sistemi 4,6 milyar yıl önce oluştuğunda gezegenin yarıçapı veya parlaklığı gibi parametrelerinin zamanla nasıl geliştiğini evrim modelleriyle hesaplıyorlar.

    İçten Isıtmalı

    Araştırmacılar, Astronomy & Astrophysics dergisi tarafından kabul edilen makalelerinde, Dokuzuncu Gezegen’in 10 Dünya kütlesinde, 3,7 Dünya çapında olduğu sonucuna vardıklarını belirtiyorlar. Gezegenin sıcaklığı -226 santigrat derece (47 Kelvin). “Bu şu anlama geliyor; Dokuzuncu Gezegen’in yayınımında çekirdeğinin soğuması hakim. Aksi halde sıcaklığı yalnızca 10 Kelvin civarında olurdu,” şeklinde açıklıyor Esther Linder. “Gezegenin içsel gücü dışardan gelen ışınımdan 1000 kat daha büyük; bu nedenle yansıttığı güneş ışığı tespit edilen toplam ışınımın küçük bir kısmına katkıda bulunuyor.” Bu aynı zamanda gezegenin kızılötesi dalga boyu bölgesinde, görünür ışık bölgesinde olduğundan çok daha parlak olduğu anlamına geliyor. “Yaptığımız çalışma sayesinde aday Dokuzuncu Gezegen basit bir nokta kütle olmanın ötesine geçerek, fiziksel özellikleri olan bir biçim almış oldu,”diye ekliyor Christoph Mordasini.

    Ekip, Dokuzuncu Gezegen’in bugüne kadar teleskoplar tarafından tespit edilmemiş olmasını, elde ettikleri sonuçlarla açıklayıp açıklayamayacaklarını da kontrol etmişler. Çeşitli yörüngelerde dolanan daha büyük ve daha küçük gezegenlerin parlaklıklarını hesapladıklarında, geçmişte yapılan gökyüzü taramalarının 20 Dünya kütlesinden küçük bir nesneyi saptama olasılığının çok az olduğunu anladıklarını belirtiyorlar; özellikle de bu nesne Güneş çevresindeki yörüngesinin en uzak noktasına yakın bir yerlerde bulunuyorsa. Bununla birlikte, NASA’nın kızılötesi ışık kullanarak fotoğraf çeken WISE uzay teleskobu, kütlesi Dünya’nın 50 katı kadar ve daha büyük olan gezegenleri fotoğraflamış olabilir. Şimdilik gezegen fotoğraflama konusunda kütle sınırı bu olsa da, ileride yapılacak daha güçlü aygıtlar sayesinde Dokuzuncu Gezegen’i görme olasılığımızın artacak olması ise heyecan verici.

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Sosyal Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 507 744 96 16 | Haber Scripti: CM Bilişim